Öylesine bi sıkıntı oldu ki öylesinde kalbim sıkıştı ki çaresizlik ve çözümsülük adeta başımı çatlattı. Ağlamaklı bir hal aldı sonra beni... Açtım ellerimi Allaha ya Rab bu kadar kullarına mal, mülk, servet vermişsin. Milyonların, binlerin hesabını bilen bilmeyen o kadar insan var, bana da bi 60-70 bin TL verseydin.. Verseydin. Verseydin de bir kuruşunu dahi kendime harcamayıp şu borçlarımı ödeseydim.
Hayatın SIFIR noktasına ulaşabilseydim. Bir ev, bir araba, bir işyeri demiyorum... Hayatın sıfır noktasına gelmek için önce şu borcumu ödeseydim... İlk ödeyeceğim borç bana acılar cektiren eşimin 6 bileziği, canım kardeşim sandığım kardeşimin 6-7 bin TL olacaktı... Alsa biri böbreğimi satacam neredeyse... Bu dünya niye bana bu kadar eziyet veriyor.... Bazen yok olmayı diliyorum... Bu ruh hali son zamanlarda çok sık gelmeye başladı... Ya rabbi sabır.... O kadar daraldım ki nefes almaya zorlanıyorum daha fazla yazamayacağım..
15 Ağustos 2011 Pazartesi
Bu gün ruhum işkencede.. Dünya ise zindan sanki..
Etiketler:
Allah,
Bin,
çağrı,
çare,
çaresiz,
dayanışma,
Dua,
felaket,
hayatın acısı,
ihtiyaç,
Milyon,
Müslüman,
öğrenci,
Peygamber,
Sabır,
Türkiye'deki Afrika,
yardım
12 Ağustos 2011 Cuma
Türkiyedeki Somali
Bu günlerde Afrikadaki açlık ile ilgili Türkiye'deki faaliyetleri izliyorum. Müthiş bir dayanışma sergilenmekte. Duyarlı insanlarımız, işadamlarımız yapabildikleri bağışları medya aracılığı ile yada sessiz sedasız yapmaktalar. Gerçekten duygularndırıcı ve insani anlamda yapılabilecek en güzel şeyler.
Ancak insanlarımıza şunuda hatırlatmak lazım. Türkiye'deki somaliyi de görmeniz lazım.
Şu anda şahsen kendi adıma 3-4 yıldır afrikadaki kuraklığı yaşıyorum kendi evimde. Çoluk çocuğuma ekmek alamaz oldum. Kendi felaktimi yaşıyorum bir bakıma. Ama bunu duyuracak ne bir televizyon kanalım ne de gazetelerim var. 3-4 sene evvel kendi işyerimin soyulması ve akabinde uğradığım zararı ne karşılayabildim. Ne de işyerini kaybettikten sonra doğru dürüst çalışabileceğim bir iş. Bunları yazmak bile başlı başına utanç verici. Sabah işine, akşam evine dönen bir insandım. Şimdi mevsimlik işçiler gibi kısa süreli işlerle yaşamımı sürdürüyorum ama gerçek anlamda bir somali den farkım yok.
Okul çağında iki çocuk ve 3 aylık bir bebek. Allah vermiş bunları çok şükür ama rızıklarını kazanmakta çok zorlanıyorum.
2 Yıldır SBS den 400 puan alan çocuğumu bu son senesinde Dersaneye göndermek isterdim ama hangi parayla.
3 aylık bebeğime İlaç yazan doktora rica ediyorum " ne olur pahallı ilacı yazma " diye. Adam gözlerime bakıyor ilacın pahallısı ucuzu olmaz gerekli olanı olmayanı vardır diyo. Evet afrikada insanlar ölüyor. Ben her gün ölüyorum Türkiye'de. Eyyyy gayretli insanlar Allah size verdi, sizde israfa girmeyin etrafınızdaki, çevrenizdeki mahalleleri gezin dolaşın arayın araştırın Türkiye'ki Afrikayı bulun ulaşın. Bir Lüx araba varken başka bir lüx peşine düşmeyin. Bir daire varken başka lüx daire aramayın. Bir gün gelip herkes gibi siz varlıklı insalarda bir kefene sarılacaksınız. Ölmeden servetinizin bir kısmını önden ahirete gönderin. Hesap gününde sizin imdadınıza yetişecek ancak ve ancak önden gönderdiğiniz olacaktır. Burada kendi şahsınıza harcadığınız her şey yok olup gidecekken insanlara yaptığınız yardımlar ise ebediyette gidip sizin gelişinizi bekleyecektir.
Bakın benim bu ülkede neredeyse yaşama hakkım kalmadı.
Bir işletmem vardı.
Bir gün hırsızlar tarafından soyuldu.
Güvenlik kayıtlarını emineyete vermeme rağmen 5 kişi eşgali ve araçların markası modeli belli olmasına rağmen
emniyet bulamadı. Ama devlet, bu mağduriyeti görmek yerine vergi alacakları için her gün icra gönderiyor.
35 bin tl bana ait olmayan 3. şahıslara ait eşya çalındı.
Ve tamamen battım.
Ama devletin umrumda değil, ve değilim.
Şu anda 20 bin tl şahıs borcum var.
35 bin tl vergi bagkur ssk vs borçlarım var.
Develete olan borçlarımı ödeyemedim.
Şahıslara olan borçlarımı ödeyemedim.
işimi kaybettim. aşımı kaybettim. 3 çocuk ve bir eşle ortada kaldım.
Yaklaşık 4 yıldır başvuru yaptığım işyerlerinin hiç biri daha iş görüşmesine çağırmadı.
Ve sonuç....
3-4 Yıldır kendi felaktim içinde yaşam savaşındayım.
Yarını kurtarsam kendimi şanslı hisediyorum.
Şimdi sorarım sizlere bu durumun benim için Afrikadan farkı nedir.
Bir taraftan insanlar evlerinin önünde bir kaç lüx araç park ederken, belki çoğuna hiç binmezken ben şu mübarek ramazan ayında iftarımı açacak aşı zor buluyorum.
Ufak tefek takılara mücevherlere binlerce tl veren insanlar varken
Ben bir çocuğumu okutamıyorum.
Okullar açılacak 20 gün sonra bunlara kalem bile alacak durumda değilsem
Türkiye'deki Afrika değilmiyim ben
Eğer varlıklı insanlar mallarının zekatını bile verseler bu ülkede nice insanlar nice sıkıntıdab kurtulur.
Yani bir kişi isterse bir ailenin hayatında mucize olur.
Hayat boyu minettar kalacak biri.
İsterseniz bu durumu dilencilik olarak değerlendirin.
Ama bir babanın çaresizliği de olamaz mı?
Bir babanın feryadı, bir babanın olma olasılığı düşükte olsa bir umudu olamaz mı?
Bir insanın hayatında farklılık yapın.
Eğer varsa buna gücünüz bu gücü kullanın ve birinin hayatını değiştirin.
Umut tükenmek üzere...
Ancak insanlarımıza şunuda hatırlatmak lazım. Türkiye'deki somaliyi de görmeniz lazım.
Şu anda şahsen kendi adıma 3-4 yıldır afrikadaki kuraklığı yaşıyorum kendi evimde. Çoluk çocuğuma ekmek alamaz oldum. Kendi felaktimi yaşıyorum bir bakıma. Ama bunu duyuracak ne bir televizyon kanalım ne de gazetelerim var. 3-4 sene evvel kendi işyerimin soyulması ve akabinde uğradığım zararı ne karşılayabildim. Ne de işyerini kaybettikten sonra doğru dürüst çalışabileceğim bir iş. Bunları yazmak bile başlı başına utanç verici. Sabah işine, akşam evine dönen bir insandım. Şimdi mevsimlik işçiler gibi kısa süreli işlerle yaşamımı sürdürüyorum ama gerçek anlamda bir somali den farkım yok.
Okul çağında iki çocuk ve 3 aylık bir bebek. Allah vermiş bunları çok şükür ama rızıklarını kazanmakta çok zorlanıyorum.
2 Yıldır SBS den 400 puan alan çocuğumu bu son senesinde Dersaneye göndermek isterdim ama hangi parayla.
3 aylık bebeğime İlaç yazan doktora rica ediyorum " ne olur pahallı ilacı yazma " diye. Adam gözlerime bakıyor ilacın pahallısı ucuzu olmaz gerekli olanı olmayanı vardır diyo. Evet afrikada insanlar ölüyor. Ben her gün ölüyorum Türkiye'de. Eyyyy gayretli insanlar Allah size verdi, sizde israfa girmeyin etrafınızdaki, çevrenizdeki mahalleleri gezin dolaşın arayın araştırın Türkiye'ki Afrikayı bulun ulaşın. Bir Lüx araba varken başka bir lüx peşine düşmeyin. Bir daire varken başka lüx daire aramayın. Bir gün gelip herkes gibi siz varlıklı insalarda bir kefene sarılacaksınız. Ölmeden servetinizin bir kısmını önden ahirete gönderin. Hesap gününde sizin imdadınıza yetişecek ancak ve ancak önden gönderdiğiniz olacaktır. Burada kendi şahsınıza harcadığınız her şey yok olup gidecekken insanlara yaptığınız yardımlar ise ebediyette gidip sizin gelişinizi bekleyecektir.
Bakın benim bu ülkede neredeyse yaşama hakkım kalmadı.
Bir işletmem vardı.
Bir gün hırsızlar tarafından soyuldu.
Güvenlik kayıtlarını emineyete vermeme rağmen 5 kişi eşgali ve araçların markası modeli belli olmasına rağmen
emniyet bulamadı. Ama devlet, bu mağduriyeti görmek yerine vergi alacakları için her gün icra gönderiyor.
35 bin tl bana ait olmayan 3. şahıslara ait eşya çalındı.
Ve tamamen battım.
Ama devletin umrumda değil, ve değilim.
Şu anda 20 bin tl şahıs borcum var.
35 bin tl vergi bagkur ssk vs borçlarım var.
Develete olan borçlarımı ödeyemedim.
Şahıslara olan borçlarımı ödeyemedim.
işimi kaybettim. aşımı kaybettim. 3 çocuk ve bir eşle ortada kaldım.
Yaklaşık 4 yıldır başvuru yaptığım işyerlerinin hiç biri daha iş görüşmesine çağırmadı.
Ve sonuç....
3-4 Yıldır kendi felaktim içinde yaşam savaşındayım.
Yarını kurtarsam kendimi şanslı hisediyorum.
Şimdi sorarım sizlere bu durumun benim için Afrikadan farkı nedir.
Bir taraftan insanlar evlerinin önünde bir kaç lüx araç park ederken, belki çoğuna hiç binmezken ben şu mübarek ramazan ayında iftarımı açacak aşı zor buluyorum.
Ufak tefek takılara mücevherlere binlerce tl veren insanlar varken
Ben bir çocuğumu okutamıyorum.
Okullar açılacak 20 gün sonra bunlara kalem bile alacak durumda değilsem
Türkiye'deki Afrika değilmiyim ben
Eğer varlıklı insanlar mallarının zekatını bile verseler bu ülkede nice insanlar nice sıkıntıdab kurtulur.
Yani bir kişi isterse bir ailenin hayatında mucize olur.
Hayat boyu minettar kalacak biri.
İsterseniz bu durumu dilencilik olarak değerlendirin.
Ama bir babanın çaresizliği de olamaz mı?
Bir babanın feryadı, bir babanın olma olasılığı düşükte olsa bir umudu olamaz mı?
Bir insanın hayatında farklılık yapın.
Eğer varsa buna gücünüz bu gücü kullanın ve birinin hayatını değiştirin.
Umut tükenmek üzere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)